Ev, Varoluş ve Dark Souls (II)

demons_souls_nexus

Heidegger, “İnşa Etmek İskân Etmek Düşünmek” isimli yazısında insanın şu kaçınılmaz özelliğine dikkat çeker: “Ölmek demek ölüm olarak ölüme muktedir olmak [ölmeyi becerebilmek] demektir. Yerin üzerinde, göğün altında, tanrısal varlıkların huzurunda kaldığı sürece, sadece insan ve aslında sürekli olarak ölür.” Dark Souls evreni içinde Miyazaki’nin bize ilettiği en can alıcı ileti budur zannediyorum. İnsan, ölmeye muktedir olduğu sürece, insan kalacaktır. Ve oyundaki kahraman olarak oyuncu, insanca olan ne var ise, onun anlatısı içinde, oyunun “inşa ettiği” mekanı, iskan etmek ile mükelleftir.

Peki Dark Souls oyunlarında “mekan” ne demektir? Mekan algısı, tüm o barok pastişliğinden öte, neden bu kadar önemlidir. Öncelikle Demon’s Souls’ta başlayan ortaçağ estetiğinden asla vazgeçmemiştir, From Software. Özel olarak bu seçimin bir sebebi var mıdır? Neden Ortaçağ’ın yani skolastik olanın mekan algısı bu tür oyunlarda bize verilir? Çünkü zannediyorum Umberto Eco üzerinden söylersek, “Orta Çağ şimdiki zamanın aynasıdır. Sorunlarımızın, acımızın, krizlerimizin köklerini burada buluyoruz.” Öyle ise diyebiliriz ki, aslında bir nevi öteleme bu oyunlardaki arka plan ve tarih anlatısı. Fakat diğerlerinden farklı olarak Miyazaki’nin ötelemediği tek şey mimarî ve ölüm olmuştur.

demon's-souls-hd-wallpapers-32971-3187233

Öte yandan Heidegger ile bir açısını daha kavrayabiliriz belki bu anlatıların. O da zannediyorum yazının başında alıntıladığım o iskan faaliyeti ile ilgili. İnsanın inşa faaliyetine girebilmesi için dört ana unsurdan bahseder Heidegger; Tanrısal olanlar, Yeryüzü, Gökyüzü ve Ölümlülük. Bunlar birbirine aittirler der. O zaman zannediyorum Souls serisinin bu kadar başarılı ya da çekici gelmesinin sebebi bu dörtlüyü aşırı dengeli kullanmasında yatıyor olabilir. En azından oyuncuyu karşı karşıya koyduğu ve sıradanlaştırdığı şeyin içinde, mekan içinde gündelik hayattan daha yoğun (ultra yoğun) bir şekilde Tanrısallık, insanın o kozmik şeyden kopardığı ufacık “kıvılcım” ile başına açtığı dertlerin şeceresi ve iğrençliği. Ve iskan edilen yere tasallut eden o büyülü, yokedici imar faaliyeti. Bir sis ile kaplı idi ilk Demon’s Souls‘ta her şey. Demek ki, görünür olan için, o sis, ölümcül etkisi ile birlikte gündelik hayatımızı etkileyen bir iklime dönüştüğünde işte felaket ya da Tanrısal işaret ve yeryüzü arasındaki ilişki böyle yoğun ve belalı bir hale dönüşüyor, dönüşmekte. Örneğin 12. Kral Allant’ın Boleteria krallığının hükmedeni olarak, çok eski, kadîm bir kötülükle yaptığı, ülkesinin refahı için yaptığı o anlaşmanın, silinemez, her şeyi öldüren haline doğarız öyküde. Boleteria dış dünyadan onu ayıran bir renksiz derin sis ile kaplı haldedir. Allant’ın tüm iktidarına rağmen uyandırdığı, tahrik ettiği “Kadim Varlık” [Lovecraftyen bir varlık] Souls serisine damgasını vuran o Ruh Sanatlarını ve Kara Büyü’yü de getirmiş. Zaten Tanrısal olan çağrıldığında, bu dünyadan uzak tutulan ne kadar melanet var ise, buraya getirecektir. Çünkü bu çağrının bir sonucu elbette olacaktır. İnsanın yaşadığı dünyanın gerçekliği bu “kadim” şeylerden uzak durduğu sürece bir dengede olabilir ancak. Kadim Olan’ın sürüklendiği yerden çağrılması, o gerçeklik algısındaki dengeyi bozmuştur da. Kadim Olan’ın sonsuz bir hiçlik olduğu ve yaşayanlarla [onların ruhları ile] bir arada olmaması gerektiği söylenir bize oyun başlarken. Oyun sonunda tüm iblisler ve onların ruhları ortadan kaldırıldığında ise bize, Kadim Olan ile aramızda duran tek kadın [oyun boyunca iyi olduğunu düşündüğümüz ve kademe atlamamıza yardım eden, topladığımız ruhları getirdiğimiz ve bunun ekonomisini bize güç olarak veren kadın] tarafından Nexus’un altında Kadim Olan’ın yanına gideriz. Burada kulağımıza Kadim Olan’ı öldürmek fısıldanır, bir Kral’ın gücüne sahip olabileceğimiz. Bu düşünce bir kenarda kafamızı bulandırırken, bir yandan da Siyahlara Bürünmüş Hizmetçi [Maiden in Black] nezaretinde Kadim Olan ile karşılaşırız. Nexus, bir ev ya da bir dinlenme yeridir maceralarımız arasında. Nexus, Heidegger’in bahsettiği anlamda inşa edilmiş bir alandır. Bu alan içinde aşina olduklarımız, yoldaşlar ve bizi Tanrısal olanın işareti ile karşılaştıracak kişi olarak Siyahlara Bürünmüş Hizmetçi vardır.

(devam edecek)

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s