St*xnet sonrası dünya

2050 yılına girdiğimizde Ray Kurzweil‘e kulak kabartırsak bir tekillik yaşayacağız. Bu tekillik, makinaların bir şekilde insan zekasını aşacak olmasını da öngörüyor. Tekilliğin ortaya çıkışı, geçtiğimiz her gün hızlanan ve ekonomik hale gelen ve sonunda Endüstri 4.0 ya da IoT ya da Büyük Veri isimleri alan teknolojik gelişmeler ve hızlanma ile olacak. Özetinde ise sentetik korteks imalatından, DNA hacklenmelerine kadar yeni bir karmaşa dünyası bizi bekliyor olabilir. En azından gelececekbilimcilerin önümüzdeki 20 yıl için biçtikleri ateşten gömlek bu kumaşla ve ilmeklerle dolu. 2050 yılı ve sonrasında ise Turing testini geçebilen Yapay Zeka ve telefon görüşmelerinde tamamen hologram sistemine geçiş vb. tuhaf şeyler de olmayacak değil, Kurzweil’e göre. Bunlar ne kadar gerçek ya da sanal olacaktır bilinmiyor fakat, Birinci Dünya’dan görünen gelecek tahminleri bilim-kurgu edebiyatını zorlayacak halde.

İletişimin bilgisayarlar ile yaşantımıza girmesi elbette bilim kurgu yazınında işlenen önemli konulardan biri. 1975 tarihli Şok Dalgası Süvarisi ile John Brunner (Metis Yayınları), henüz ortada internet ya da bilgisayar ile iletişim bizim anladığımız anlamda yokken (ya da yaygın değilken) “kurt” olarak tanımladığı şeylerden bahsediyor ve tuşlamalı yaşam dediği şeyin araçlarının bu kurtlarla hack edilebileceğini söylüyordu. Bir kez bu kurt telefonda tuşlandığında, girdiği sistemi felç ediyor ya da fark edilene kadar kurtu gönderen kişiye istediği işlemleri sistem üzerinde yapabilmek için imkan tanıyordu. 1984 yılına gelindiğinde, Neuromancer‘la William Gibson (Altıkırkbeş Yayınları) bilgisayar ve iletişim ağları emekle döneminde iken bugün bile etkisini sürdüren hayal dünyası ve kurgu dili ile hackerları, virüsleri, sanal dünyayı köklerine kadar önümüze sürüyordu.

21. yüzyıl bilginin gerçek anlamda hayati önem taşıdığı bir yüzyıl olacak. Ve bana göre bu yüzyıl Stuxnet virüsünün gölgesi ve himayesinde ancak anlaşılabilecek. Detaylarına henüz ulaşabildiğimiz Stuxnet muhtemelen bundan 10 yıl kadar önce yazılıp, İran’ın nükleer tesislerine saldırı yapacak şekilde ufak bir USB’de yolculuğuna başladı. Gelişme ve sonucu tüm detayları ile Zero Days isimli belgeselde ortaya serilse de, Olimpik Oyunlar isimli operasyonu başlatanın ABD ve İsrail gizli servisleri (NSA) olduğu bilinse de henüz tam anlamı ile Stuxnet’in (dehası) ortaya serilmiş değil. Çünkü konu ile ilgili taraflardan bu büyük sırrı kamu ile paylaşma yönünde bir açıklama yok (Operasyon ile ilgili Zero Days belgeseli etraflıca bilgi verdiği için Stuxnet’in internete bağlı olmayan, kapalı devre bir uranyum zenginleştirme tesisinde devasa bir mekanik zarar verdiğini söylemek kafi olacaktır, ilk kez kod, doğrudan mekanik ve gerçek bir zarar verebilmiştir bu sayede).

Brunner’in kurtlarından Stuxnet’e kadar geçen zaman, gelecekbilimcilerin endişe verici tekillik şafağına daha hızlı ilerlememizi sağladı. Son birkaç yılda, Edward Snowden ve Wikileaks olaylarından sonra bu endişelerin de yersiz olmadığını, aslında özgür zannettiğimiz uluslararası ağ ortamının (internet ve web) neredeyse başlangıncından bu yana izlendiğini ve öyle veya böyle ağa bağlı herkes hakkında veri toplandığını öğrendik, her geçen gün bunun doğruluğunu daha da geniş bir çerçevede öğrenmeye de devam ediyoruz. İnternet’İ icad eden ülke olarak ABD, bugüne kadar bu geniş mecrayı bir şekilde denetim altında tutmaya ve devlet-destekli-hack konusunda Stuxnet gibi derin virüsler ve PRISM, TEMPORA gibi yazılımlarla da henüz bu konuda emekleme döneminde olan diğer uluslara tuhaf bir kapı da aralamakta. Snowden’in ortaya serdiği NSA araç takımı her yazılım, her cep telefonu, her cihaz için bir açığın izlendiğini, internete bağlı her kişi ve cihaz hakkında bilgi toplanabildiğini göstermekte bize. İcad edildiği ülkenin çok ötesinde artık bu araçlar, başka güçlerin, başka devletlerin de oyuncağı haline gelmiş durumda. Örneğin Sony gibi büyük bir firmayı bundan birkaç yıl önce hack edenlerin Kuzey Koreli olduğu biliniyor artık. Örneğin yakın zamanda 143 milyon ABD vatandaşının sosyal güvenlik numaraları, kredi kartı numaraları ve adresleri çalındı. Örneğin ortaya dökülen araçlarla ABD’de son seçimlerin Rusya tarafından baltalandığı söylendi ve bu konuda ciddi kuşkular var. Equifax isimli büyük ve köklü firma, sunucularında yamamadığı bir açık yolu ile saldırıya uğradı ve oldukça büyük bir veri hırsızlığı yaşandı. Birkaç hafta önce olan bu olay ve ABD firmalarına yapılan bu saldırılar, kurgu-bilimin yukarıda saydığımız örneklerinde bahsedilenin çok daha üzerinde bir etkiye sahip artık yaşantımızda.

Ağa bağlanmanın bir bedeli olarak sayısallaştırdığımız yaşantımızın casusluk faaliyetleri için kullanılabileceğini, sıradan insanlar olarak ağ üzerinde paylaştığımız her verinin bir şekilde kaydedilip, belki de yeri ve zamanı geldiğinde aleyhimize kullanılabileceğini ve bu konuda yasal anlamda pek de korunaklı olmadığımızı söyleyebiliriz. Neuromancer’ın gerçekliğini ve tuşlamalı yaşamın sentetikliğini ancak yeni yeni anlayabiliyoruz. Büyük veri, Equation Group, Lazarus, Nesnelerin İnterneti, Derin Web, Dark Web, TOR vb. derken sonunda DNA hack edebilen yapay zeka artık bilimkurgunun belkili dünyasına ait değil. Bilimkurgu ilk ışığı her zamanki gibi soru sorarak yaktı, fakat bu kara delikte ne işe yarar, bilmiyoruz. Ağ’da ışık hızına yakın hızlara erişebilen ve kuantum bilgisayarları, şifre çözme işini saniyelere indirebilecek teknolojileri, protein dizilimlerini bozacak ya da yeniden inşa edebilecek makinaları yeni yeni fark ediyoruz. Aslında bir anlamda hızca yavaş teknoloji ile Ağ’ın içindeki gezintimize izin verildiği yere kadar özgürüz, anlaşılan bu. En büyük hack bize internetin ve elimizdeki cihazların özgürlüğümüz ile ilgili olduğunun kabul ettirilmesinde belki. Kendi rızamızla veri kaynağı olmamıza yol açan belki de bu açık.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.