Nostura amma sıkı pazarlıkçı, ha! Bir yüzlükle yetinmemişti herif… Söyleşi meyhanede yapılacaktı, meyhaneci nezdinde itibarı artsın diye… Söyleşi sırasında içebildiği kadar votka… Ayrıca, “Lütfi abicim” söz verecekti gazetedeki bir sonraki yazısında Nostura’dan bahsetmeye. Gülümsüyor Lütfi, Nostura’yı düşünürken. Tuhaf ama sevimli bir herif!
Lütfi Gariboğlu, düşük tirajlı Günlük gazetesinde çalışıyor. Hem kültür ve sanat köşesini hazırlıyor (çünkü Günlük, kültür ve sanata sayfa değil köşe ayıran bir gazete), hem de toplum sayfasına haftada bir yazı yazıyor. Küçük bir köşesi var, Lütfi’nin Penceresi diye. Birazdan haftalık yazısını yazmaya başlayacak Lütfi. Ve ille de Nostura’dan bahsedecek… söz vermiş bir kere çünkü.
Saate bakıyor, sekiz. Haber saati. Televizyonu açıyor. UFO kovalarken kaybolan F16’ları, Napoli’deki son durumu ve Ataşehir-Fener maçının sonucunu merak ediyor. UFO’lar ve Napoli faciası ilk iki haberdir nasılsa. Maçın sonucu da en başta, özetlerde mutlaka verilir, derbi maçı ne de olsa.
Fakat yanıldığını görüyor Lütfi. Dünün şok haberleri çoktan geri itilmiş. Bu akşamın ilk haberi, İngiliz transatlantiği Queen Elizabeth II’yi İzlanda açıklarında 3200 yolcu ve mürettebatı ile birlikte yutan büyük girdap. Kurtulan yok. İkinci haber ise Hindistan’dan: Aşırı yağış yüzünden heyelan, 5000 nüfuslu bir kasaba dağdan inen çamur sellerinin altında. Bölgeye ulaşmaya çalışan kurtarma ekipleri…
Ataşehir-Fenerbahçe maçı ise yoğun sis yüzünden ertelenmiş.
