Lütfi haberleri sonuna kadar izliyor, içi karararak. Nedir bu felaketler, başımıza gelen? Havadan sudan bahsetmenin de tadı kalmadı artık.
IV
İstanbul’da yayınlanan Günlük gazetesi, 30 Mayıs 2017, 3. sayfada “Lütfi’nin Penceresi”:
Cumhurbaşkanımız Uyuyor mu?
Havanın azizlikleriyle dolu bir hafta geçirdik yine. Kah kar yağdı yollar tıkandı, kah güneş açtı seller götürdü. Sıra geldi yine yaz sıcağında pişmeye. Buna da şükür. Hiç değilse 2007 depremi gibi facialar şimdilik güzel yurdumuzdan uzak duruyor. Bir baksanıza son günlerde İtalya’nın, Hindistan’ın, Güney Fransa İslam Cumhuriyeti’nin başına gelenlere… Birçok kişi artık dünyanın bu hallerinin kıyamet alametleri olduğuna inanmaya başladı.
Bizde ise beceriksizlikler gırla gidiyor! Seyhan barajında son depremde oluşan çatlaklar hergün büyümesine rağmen, hükümet Adana’yı boşaltma kararını bir türlü alamadı. Geçen yıl selden evleri yıkılan yirmibin Samsunlu aile de hala açıkta. Ya Beyoğlu Belediyesine ne dersiniz? Her hafta sesleniyorum bu köşeden, ama bizim sokak hala çamur deryası. Gelip bir asfalt dökemediler. Kendi sokağım olduğu için değil, misal diye yazıyorum.
Sayın Cumhurbaşkanı Girik ne diyor bu işlere acaba? Neden yetkililerin kulağını bükmez? Cumhurbaşkanımız uyuyor mu yoksa? Eğer elinden hiçbir şey gelmiyorsa, Dolapdere’nin sevimli ayyaşı Nostura’nın kendisine bıkmadan usanmadan yazdığı tam onsekiz mektuptan hiç değilse bir tanesine iki satır yanıt da mı veremez acaba?
Hoppalaa, bu Nostura da nereden çıktı, diye soracaksınız şimdi. Efendim, bu Nostura’cık kuytu köşelerde sabah akşam kafayı çeken zararsız bir alkolik. Şimdi diyeceksiniz ki, Sayın Cumhurbaşkanımızın işi kalmadı da ayyaş bir sokak serserisiyle mi yazışacak. Niye efendim, o da bizim vatandaşımız değil mi?
Ama işler tam da bu noktada karışıyor, çünkü Nostura’ya sorarsanız kendisi bizim vatandaşımız değil. Kapella adlı yıldızdan yönetilen bir uzay imparatorluğunun yıldız filosunda yarbay rütbesiyle görev yaparken firar etmiş, bizi uyarmak için. Adı da Myghzk 6625. Meğer bunlar bize sinsi sinsi saldırırlarmış UFO’lardan. Dünyanın başına gelen bütün musibetler de işte bu uzaylıların marifetiymiş. Ne dersiniz sevgili okurlarım? Öyle bakmayın bana, ben Nostura’nın yalancısıyım.
