2001 Uzay Efsanesi Önsöz

Şimdi hayatta olan her insanoğlunun ardında otuz hayalet duruyor, çünkü bu aynı zamanda yaşayanların ölenlere oranıdır. Zamanın başlan­gıcından günümüze kadar Dünya gezegeninde aşağı yukarı yüz milyar insan yaşamıştır.

Bu sayı ilginçtir, çünkü şaşılası bir rastlantıyla bizim yerel evrenimiz Samanyolu’nda yaklaşık yüz milyar yıldız olduğu tespit edilmiştir. Buna göre yaşayan her insan için evrende bir yıldız parlamaktadır.

Fakat bu yıldızların her biri bir güneştir, çoğun­lukla bizim Güneş olarak isimlendirdiğimiz daha yakında bulunan küçük yıldızdan daha parlak ve görkemlidir. Ve birçoğunun -belki de tamamına yakınının- kendi etrafında dönen gezegenleri vardır. Maymun adamlardan günümüze insan tü­rünün her üyesine kendine ait, dünya büyüklü­ğünde cennet ve cehennemi verecek kadar yer vardır kuşkusuz gökyüzünde.

Şu potansiyel cennet ve cehennemlerin şimdi kaç tanesinde yaşanıldığım ve hangi türden yara­tıkların bulunduğunu tahmin edemeyiz-, en yakı­nı Mars veya Venüs’ten bir milyon kat daha uzak olan bu yerler, gelecek kuşakların da ulaşmaya çalışacakları uzak hedefler olarak kalacaktır. Fa­kat uzaklık engelleri parçalanıyor; bir gün bizim denklerimizle veya efendilerimizle karşılaşacağız yıldızlarda. İnsanoğlunun bu olasılıkla yüz yüze gelmesi uzun zaman almıştır; bazıları hala asla gerçek olamayabileceğini umut ediyor. Artan bir çoğun­luk ise daima şunu soruyor.- “Neden biz uzaya gitmeye cesaret ettiğimizden beri bu tür buluş­malar gerçekleşmedi?” Gerçekten de, neden? İşte, bu çok makul soru­nun olası cevaplarından biri elinizde. Fakat lüt­fen unutmayın: Bu yalnızca kurmaca bir eserdir. Gerçek, her zaman olduğu gibi, çok daha tuhaf olacaktır.

A.C. Clarke

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.